Tag Archives: 4077 sayılı kanun

Hesap işletim ücreti soygunu

Müşterisi olduğum bir banka ile yaşadığım hesap işletim ücreti mücadelesi sonrası bu konuda bir şeyler söylemek, ulaşabildiğim tüm yönleri ile konuyu incelemek ve benzer durumdaki tüketicilere faydası olur düşüncesi ile bu yazıyı yazmak istedim. Biraz uzun bir yazı olacak, baştan söyleyeyim.

Önce şu habere bir göz atın lütfen. 20 Eylül 2011 tarihli habere göre bankaların hesap işletim ücretleri ve kredi kartlarından yıllık aldıkları aidat bedelleri belirtilmiş. An itibariyle, bankalar burada belirtilen ücretlerden fazlasını alıyorlar, eksiğini almıyorlar! Listede görüldüğü üzere hesap işletim ücreti ve kredi kartı aidat bedeli almayan banka yok gibi.

Bankalar bu düzenlemeyi Bankalar Birliği ve BDDK’nın ilgili kararlarına ve 4077 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu‘na dayandırıp kendilerini yasal olarak sağlama almış durumdalar. Bakın, müşterisi olduğum banka bunu nasıl ilan ediyor:

“Bankamızca sürdürülen uygulama çerçevesinde vadesiz mevduat grubundaki hesaplardan “Hesap İşletim Masrafı” adı verilen ücret tahsil edilmektedir.

Bütün dünyada -çoğunlukla hesabın bankaya sağladığı katkı dikkate alınmaksızın- “hesap bulundurma ücreti” (account maintenance fee) adı altında alınmakta olan benzer nitelikli ücretler, ülkemizde de diğer bankalarca farklı isimlerle ve değişik uygulamalar çerçevesinde aylık, 3 aylık ya da 6 aylık dönemlerle müşterilerden tahsil edilmektedir.

Bankalar, Türk Ticaret Kanunu ile Bankacılık Kanunu hükümleri çerçevesinde hizmet veren kuruluşlardır. Türk Ticaret Kanunu “tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesi ile ilgili iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir” hükmünü içermektedir. Bankalar, gerek söz konusu Kanun gerekse konuya dair ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tacir niteliğini haiz olmaları da itibarıyla, tüm bankacılık hizmet ve işlemleri için ücret ve masraf talep etme imkanına sahiptirler.

Yasal düzenlemelere uygun olarak belirlenen Masraf ve Komisyon Tarifemiz, yetkili mercilere bilgi amaçlı olarak iletilmekte; Türkiye Bankalar Birliği’nin 26.02.1993 tarihli Yönetim Kurulu kararı gereğince ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 12. maddesine uygun olarak da şubelerimizde “Ücret Tarife Tablosu” içerisinde ilan edilerek müşterilerimizin bilgisine sunulmaktadır.

Söz konusu yasal düzenlemelerin yanı sıra, Bankamız şubeleri nezdinde hesap açtıran her müşterimizce imzalanan ve gerçekleştirilen Bankacılık işlemlerinde esas alınmak üzere düzenlenen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi’nin ilgili maddesinde, müşterilerimizden “hesap işlem masrafı” tahsil edileceği ve Bankanın belirleyeceği bu tutarı müşteri hesabından re’sen tahsile yetkili olduğu hususu yer almaktadır.”

Şimdi neden ve nasıl böyle bir yazı çıktı ortaya? biraz da ondan bahsedeyim:

Öncelikle bankalara karşı bu konuda kazanılmış çeşitli tüketici davaları olsa da halen bankaların bu alanda (maalesef) güçlü olduğunu, belirtilen istisna kriterlerine (otomatik ödeme talimatları, minimum mevduat bulundurma, maaş hesabı, kredi hesabı….gibi) uyulmaz ise, hesabı açarken okumaktan imtina ettiğimiz, dahası bankacı arkadaşımızın da özellikle belirtmediği sözleşme hükümlerine göre bankanın, kaba olacak ama, çatır çatır hesabımdan paramı alacağını da iyi biliyorum. Soyguncu affeder mi?

Affetmedi nitekim! 6 ay kadar önce açtığım vadesiz hesabımdan Ocak ayında 19,24 TL hesap işletim ücreti (hesapta o kadar vardı) kesildi. Daha çok olsa banka onu da çekmekten çekinmeyecekti, elbetteki.

Bunun üzerine, önce istisna kriterlerini yerine getirmek üzere hesaba 2 otomatik talimat bağladım ve bankanın online destek hattına şu mesajı yazdım:

“HESAP İŞLETİM ÜCRETİ ADI ALTINDA HESABIMDAN KESTİĞİNİZ PARAYI GERİ İADE ETMENİZİ İSTİYORUM. BUNUN İÇİN HESABA 2 ADET TALİMATI BUGÜN BAĞLADIM.”

Evet kabul ediyorum, saygıyla yazılmış olduğuna dair bir ibare yok, ama daha yeni başlıyoruz.

Bunun üzerine bankanın cevabı şöyle geldi:

“Sayın Koray Bek,

Bankamız şubeleri nezdinde açtırılan tüm hesaplara ilişkin kayıtların bilgi işlem sisteminde veri tabanında izlenmesi ve söz konusu veri tabanının işletilmesi Bankamız açısından yüksek bir maliyet unsurudur. Bunun asgari düzeyde tutulmuş küçük bir bölümü Bankamız ürünlerini kullanmayan ya da sınırlı düzeyde kullanan müşterilerimize 6 aylık dönemlerle, senede iki kez “Hesap İşletim Masrafı” olarak yansıtılmaktadır. Bununla birlikte, Şubelerimizde ve İnternet Şubemizde ilan edilen istisna kriterlerini haiz hesaplardan, dönem sonunda belirtilen şartları sağlaması halinde masraf tahsil edilmemektedir. 2011 yılı 2. Dönemi Hesap İşletim Masrafı uygulaması kapsamında Vadesiz TL Hesabınıza ve/veya kredi kartınıza verilmiş en az 2 adet otomatik fatura talimatınızın bulunması, dönem içinde ilgili talimatların en az bir kez gerçekleşmiş olması ve dönem sonunda da açık olmaları şartlarıyla tarafınızdan Hesap İşletim Masrafı alınmayacaktır. Yapılan incelemelerde; söz konusu hesabınıza 1 adet otomatik fatura ödeme talimatı verilmiş olduğu, bu itibarla hesabınızın masrafa konu edildiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda, gelecek dönemlere ilişkin olarak, masraf kesintisinin yapılmaması için, söz konusu hesabın (hesaplarınızın), aşağıda ayrıntılarına yer verilen istisna kriterlerinden herhangi bir tanesini taşıması yeterli olacaktır. Açıklamalarımızın uygulamamıza ilişkin hassasiyetinizin giderilmesi anlamında tatminkâr olacağı umuduyla Bankamız uygulamaları hakkında tarafınızca iletilen düşüncelerin mutlaka önemsendiğine bilgi edinilmesini rica eder, Bankamızla olan iyi ilişkilerinizin devamını temenni ederiz.”

mesajın devamında istisna kriterleri anlatılıyor, sonu da şu şekilde bağlanıyor:

“Yasal düzenlemelere uygun olarak belirlenen Masraf ve Komisyon Tarifemiz, yetkili mercilere bilgi amaçlı olarak iletilmekte; Türkiye Bankalar Birliği’nin 26.02.1993 tarihli Yönetim Kurulu kararı gereğince ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 12. maddesine uygun olarak da şubelerimizde “Ücret Tarife Tablosu” içerisinde ilan edilerek müşterilerimizin bilgisine sunulmaktadır. Söz konusu yasal düzenlemelerin yanı sıra, Bankamız şubeleri nezdinde hesap açtıran her müşterimizce imzalanan ve gerçekleştirilen Bankacılık işlemlerinde esas alınmak üzere düzenlenen Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi’nin ilgili maddesinde, müşterilerimizden “hesap işletim masrafı” tahsil edileceği ve Bankanın belirleyeceği bu tutarı müşteri hesabından re’sen tahsile yetkili olduğu hususu yer almaktadır. Bu bağlamda, Bankamızın yasal olmayan herhangi bir keyfi uygulama içerisinde kesinlikle yer almayacağının belirtilmesi önem taşımaktadır. Saygılarımızla,”

Bunun üzerine benim cevabım gecikmedi elbette, dedim ya mücadele yeni başlıyordu. Şöyle yazdım:

“Merhaba,

Geri bilgi paylaşımınız için teşekkür ederim. Ancak bu cevaptan tatmin olmadım. Duymak istediğim cevap şuydu: “tamamdır, kestiğimiz bedeli geri hesabınıza yansıtıyoruz” Uygulamanızın yasal dayanağının olduğunu ekli mesajınızdan anlamak güç değil. Ama ben sizin kadar detaylı değil, daha basit olacağım. Gelin basit bir hesap yapalım. Tüm Türkiye’de en az 1.000.000 adet hesabınız vardır, ama gelin toplamda 100.000 adet hesabınız var diyelim. Bunların da en az %10’unda belirttiğiniz kriterler müşterileriniz tarafından karşılanmıyordur. 10000 hesap x 40 TL = 400.000 TL / 6 ay (800.000 TL/ yıl) Bugün 50 GB bir saklama alanını yıllık max 1200 USD karşılığı satın alabilirsiniz. 50 GB alana 1.000.000 hesap değil, belki 10.000.000 hesabın bilgilerini kaydedersiniz! Yüksek maliyetlerden bahsederken tüm müşterilerinizin de bu yalana inanacağını beklemeyin. Konu hesabımdan kesilen 19 küsür TL’nin büyüklüğü ya da küçüklüğü değil, ancak ben o parayı hesabıma geri istiyorum. Bunu yapmayacaksanız da lütfen belirtin. Ben de buna göre zorunlu olarak açık tutmam gereken hesabı saklamakla birlikte, hesapta hiç para tutmayacağım. Verdiğim 2 talimatı iptal edeceğim, bankanız hakkındaki düşüncelerim ve paylaşımlarım da bu negatif deneyimden etkilenecek. iyi çalışmalar diliyorum, saygılarımla, Koray BEK”

Yaptığım hesap doğru olmayabilir, mutlaka dikkate almadığım maliyet kalemleri vardır, bankaların da haklı olabileceği (bence zor ama) alanlar olabilir. Mesela şu forumda konu bu yönü ile tartışılırken banka tarafında görüş bildiren bir arkadaşın belirttiği gibi belki:

“bankada bir hesabın bulunmasını banka için bir mali külfet görmeyerek tek taraflı düşündüğünüze kesin kanaat getirdim. bir hesap bir kez açılmış olsa bile bankanın bilgi sistemine yaptığı yatırımdan dolayı maliyet oluşur. bu yatırım windows satın almaya benzemez. milyonlarca doları bulur bakımıyla dataların yedeklenmesiyle birlikte. hesap açılsa ve havale tarzı bir işlem yapılmasa bile sırf para yatırma ve çekmelerden dolayı şube personeli ve bina maliyeti oluşur. açılan her ilave hesap bankanın iç sistemi için (müfettiş iç kontrolör) istihdamı gerektirir. açılan her hesap için bankaya masak bakımından yükümlülük oluşur. tüm bunlar maliyetin birer parçasıdır. eft havaleden de banka gerektiğinde para alacaktır elbet. bunlarda bedava değildir. ancak bazen müşteri bankaya başka ürünlerden dolayı para kazandırır. ama bireysel müşteriler gecikme faizi ödemedikçe genelde kazandırmaz. bu nedenle bankaların aldığı paralar haksız değildir.

haksız olduğunu ancak finansal yöntemlerle ispatlayabilirsiniz. bilgisayarın başında değil.”

Bir banka çıkıp da bu maliyetlerin detayını döksün ortaya, finansallarını koysun, istedikleri paranın haklılığına biz müşterilerini ikna etsin, söz veriyorum tüm hesaplarımı o bankaya kaydıracağım. Ama zor! Zaten beni kızdıran nokta da tam olarak bu! Ortada bana göre büyük bir yalan var. Gerçek maliyetin çok çok üzerinde talep edilen ve yasalara da dayandırılıp tüketiciyi vuran büyük bir soygun!

Neyse dönelim mücadelemize. Son mailim üzerine bankadan şu cevap geldi:

“Sayın Koray Bek,

Hesap İşletim Masafı iadesi ya da iptali, ancak belirli kriterlere bağlı olarak gerçekleşebilen bir uygulama olup, müşterilerimizin Bankamızla olan mevcut ilişkilerinin kapsamına ya da derinleştirilmesine bağlı olarak hesabın bulunduğu şube müdüriyetince değerlendirme yapılmaktadır.Dolayısıyla, iade talebinizin ilgili şube müdüriyetine iletildiği takdirde bu bağlamda değerlendirilebileceğinin hatırlatılmasında fayda görülmektedir.

Bilgi edinilmesini rica eder, Bankamızla olan iyi ilişkilerinizin devamını temenni ederiz.”

Şubeye de hemen bu ekli mesajlar ile birlikte yazılı talebimi göndermekte hiç gecikmedim tabi ki.

Sonuç:

Şube, sessiz sedasız 19,24 TL’mi hesabıma geri iade etti.

Etmeseydi ben de söylediklerimi yapacaktım. Hiç süpheniz olmasın! Ancak bence hala, yapabileceklerim ya da birlikte yapabileceklerimiz var.

Ben bu deneyimden kendi adıma şu sonuçları çıkardım:

  1. Bankalar hala güçlü (kendilerini yasal olarak sağlam konumlandırmış durumdalar).
  2. Eğer tüketici gücünüzü (gücümüzü) ortaya koymuyorsanız banka hesabınızdan paranızı rahatlıkla alıyor. Ses çıkarmazsanız, itiraz etmezseniz, hesap hareketlerinizi kontrol etmezseniz, o banka ile çalışmama kararlılığını ortaya koymazsanız bankaların en sevdiği müşteri profilisiniz.
  3. Aksi yönde bir kararlılık ortaya koyup, tüketici ve müşteri olma gücünüzü kullandığınızda geri adım atmayan banka yok gibi. Bu benim bankalara karşı belki 3. ya da 4. başarıyla sonuçlanan mücadelem, bu yüzden iyi biliyorum. Bu sebeple, ne mutlu ki, bankaların en memnun etmeye çalıştığı, “arızalı” müşteri profilindeyim.
  4. Bankaların en çok korktuğu şey internette (ağırlıkla sosyal medyada) müşterileri tarafından, haklarında olumsuz etkili iletişimde bulunulması.
  5. Bankalar yüksek maliyet unsurları sebebiyle bu ücretleri kesiyoruz derken, samimi değiller. Bence doğru da söylemiyorlar. Yukarda yazdım, aksini bir tane banka ispatlasın, yukarda verdiğim söz, söz.
  6. Bankalar Birliği ve BDDK, belki de iş tanımları gereği tüketiciden çok, bankalara yakınlar.
  7. Yasal mücadele yolunda gerçekten başarılı olmuş örnekler (1) , (2), (3) varsa, bunları daha çok kişiye yaymalı, bu konuda bilinç oluşturmalı. Mevcut bir çalışma grubu ya da tüketici inisiyatifi varsa, lütfen beni de mail ya da yorumlarınızla haberdar ederek benim de o gruba katılmamı sağlayın!

Son söz:

Bankalar şunu unutmamalı: Bankaların, daha çok ihtiyacı var müşterilere.

Reklamlar