genel

Korel Eraybar NFT

@OpenSea https://opensea.io/collection/koreleraybar

I am very happy to announce this new NFT project on OpenSea.

NFTakka made a partnership with Korel Eraybar, award-winning photographer, sportsman, paramedic, mountainer, author, and artist to create an OpenSea Premium collection with some of his best photo shots and digital art pieces.

Let me briefly introduce our artist:

Korel Eraybar was born in İstanbul in 1965 as the 3rd generation member of a family who had a hobby interest in photography. Though he did not find the classical film cameras quite attractive at that time, he has been taking photo shots since age 10 as he was born into this photographer family.

He was a sportsman; in the past he performed as an athlete for 7 years, athletism coach for 2 years.

Graduate of Anadolu University Department of Economics with honor degree and started taking interest to philosophy, sociology and history during his university time.

After 1999 Marmara earthquake disaster that happened in Turkey, he joined disaster and emergency management organizations and worked in several roles in sea search & rescue, disaster search & rescue, medical search & rescue teams. After these works, he took his master’s degree at İstanbul Technical University in the field of “Disasters and Emergency Situations Management”. He also took his doctorate degree and lectured for a while in the same university.

Since 2008, he has been taking digital shots after moving to Antalya.

In photography he had participated in 3 personal exhibitions and one group exhibitions; namely

  • YAPEX Exhibition, 2010, Antalya (personal)
  • Antalya Cultural Center, 2011, Antalya (personal)
  • Chamber of Architects, 2011, Antalya (personal)
  • Antalya Metropolitan Municipality, 2012 (group)

He got the following awards in photography

  • New Photovision 2015, 2nd International Triennial of Projected Image, Serbia
  • “Surreal Lighthouse” , United Photographers International (UPI) Honorable mansion award
  • “Wedding in Spring”, Exhibition award
  • “Hurry in a Rainy Tunnel”, Exhibition award
  • “Mass Transportation”, Exhibition award
  • Equinox Two – International Saloon of Fine Art Photography, Hong Kong
  • “Ghost Rider”, Exhibition award
  • “Snow & Rocks”, Exhibition award
  • “Evening Colors”, Exhibition award
  • “Arid Land”, Exhibition award

Since 2012, mainly in Antalya, he had presented several presentations in the fields of philosophy, architecture and history of art for 8 years. At that time, he had also organized more than 200 nature excursions. At the age of 51, in 2016, he started interesting to mountaining and achieved 25 summits since then.

Since 2018 he is also performing in painting. Korel Eraybar is married with 2 children and he is also the author of 3 published books, two in Turkish and one in English.

His professional background can also be checked here. (Turkish)

In the collection, together with Korel Eraybar, we carefully selected the images. The collection includes normal photo shots taken with his professional camera as well as versions of these photos as digitally mastered pieces.

We already put some pieces on Opensea and continue loading new ones soon.

You’d better “add to watchlist” this collection. Perfect art pieces is on the way. Not only beautiful art for collectors, but also a very promising investment opportunity for crypto traders, NFT lovers, metaverse hunters!

nft

Love is..

This sticker is not only a childhood memory in the form of chewing gum little notes but also an NFT that was sent to me as a lovely gift for Valentine’s Day, after purchasing Dinah from the creator artist.

So, I am sharing the love with you and wishing Happy Valentines Day 2022 for all 🙂

Here are the news since my previous post:

NFTakka’s LinkedIn page is open now. For those LinkedIn addicts, please find the link above. Follow the page, comment, share, whatever you wish 🙂

My second collection, Owl Family AI art, is generated on Polygon blockchain with the help of artificial intelligence software and is on sale now at OpenSea. Why owls? Because they are the symbols of wisdom, silence, and intelligence, I like the philosophy behind them a lot.

Actually, as one of my friends wished me at the announcement phase of our first collection, World Business Traveler, it is a magnificent experience to feel like an artist, as I, by myself created the objects. The software helped me a lot but anyway the result is satisfactory, isn’t it?

For this collection, there is a chance for you to get one gift NFT, as a giveaway, till this Saturday, if you follow me @nftakka and retweet the tweet below:

What if I cooperate in the future with the best class digital artists around the world and produce great quality art works?

Oh, this makes me thrilled 🙂

nft

World Business Traveler

World Business Traveler is an NFT photo collection of carefully selected pictures on ethereum blockchain.

I am very excited that on this new project I have partnered with Mr. Hüseyin Günerergin, who is actually the person to name the collection, as he is a world business traveler, an agronomist, a world-class agri-business consultant, an amateur photographer, our neighbor in the same district and a true older brother for me.

Our collection reflects some best moments in the camera of his iPhone in different parts of the world.

I dropped the collection at NFTakka’s OpenSea page. It is now open to the attention of all NFT community, NFT collectors and it is on sale now.

NFTakka is my account, my endeavor to work and cooperate with best-class digital artists for creating best quality NFT’s in the future. Apart from OpenSea, like many of the NFT community members, I use Twitter @nftakka instantly as well.

I truly believe, these subjects like metaverse , cryptos, blockchain technology, de-fi, NFT’s, artificial intelligence will rock the future!

So, better take a position of yours as well, as soon as possible.

genel

Mimar Sinan dedikodu hikayesi ile iletişim üzerine II

Bu blogda iş hayatından örnekleyerek etkili iletişim üzerine yazdığım bu yazı, benim kendimce en beğendiğim, en favori yazılarımdan biridir.

Fabrika Müdürlüğü kariyerimde kendimi en güçlü hissettiğim, gerçekten çok iyi / hedefli / güçlü bir ekibe liderlik ettiğim, ekip arkadaşlarım ile birlikte harika başarılar çıkardığımız, birbirinin başarısından haz duyan muhteşem insanlar ile birlikte olduğum bir dönemde yazılmış,  iletişim deniz – derya konusunda kendimce bir “olgunlaşma” döneminin ifadesi olan bir yazıdır.

Her zaman çevremde böyle harika insanlar oldu, şükür ki şimdi de var bu insanlar. Varlıklarına minnettarım.

 O zaman söylemişim, şimdi de aynısını söylerim, ben bu iletişim deniz-derya konusunda hala “öğrenciyim”

Hayatın kendisi,  sürekli bir öğrencilik durumu değil mi ki?

Bence öyle.

Hiç öyle iddialı, ben şöyleyim, ben böyleyim, ben “oldum” falan demem.

Ve hayatın içinde, yolculuk sırasında,  bazen burada yazdığım düsturların dışına çıktığım veya “egonun esiri” olduğum da belki söylenebilir. Her etten kemikten insan gibi!

Öte yandan, genel olarak “kendimi bilirim” – “bildiğimi düşünürüm”.

Bana aksini söyleyenler olduğunda ise, zaman zaman döner bu yazıyı okurum, raydan çıktım mı acaba? diye kendimi sorgularım.

Bazen de kariyeri gelişirken, iletişim kazalarına maruz kalmaması ve daha güçlü birer yönetici olabilmeleri için bu yazıyı beraber çalıştığım arkadaşlarıma da gönderdiğim olmuştur. 

Geçen hafta bu konuda benden çok daha deneyimli, çok daha ileride, çok değerli bir saha liderinden Mimar Sinan’ın Selimiye Cami hikayesini dinleyince çıktı bu yazı.

Rivayet çok meşhurmuş ama benim de bunu yeni öğreneceğim varmış demek ki.

Mimar Sinan “ustalık eserim” dediği Selimiye Cami inşaatı bittikten sonra, cami avlusunda oynayan çocuklardan birinin “bu minare eğri” sözünü duyunca hemen çocuğun yanına gidip, “hangi minare eğri bir göstersene” demiş. Çocuk da eliyle işaret edip söyleyince, Mimar Sinan hemen ustalarını çağırmış, bir halat getirtmiş,  minarenin üstünden aşağıya sarkıtıp, çocuğa “söyle bakalım ne tarafa çeksinler” diyerek sağa – sola halatı oynattırmış. Sonra çocuğa sormuş. “Oldu mu şimdi?” Çocuk da “işte şimdi oldu” demiş.

Mimar Sinan, olan bitenden hiçbir şey anlamayan ustalarına:

“Bu küçük çocuğun kafasındaki minarenin eğriliğini düzeltmeseydik, çocuk caminin yanından her geçerken güzelliğini göremezdi. Kafasındaki minarenin eğriliğine takılırdı. Önlem alınmazsa, dedikodular aslı astarı olmasa bile iz bırakırlar”

Diyerek müthiş bir iletişim dersi vermiş.

Dedikodu bir zehir, ben eski yazımda sonlara doğru yazmışım, madde 8. Uzak durun, en çok sahibine zarar veren negatif bir enerjidir ama başkaları için de yıkıcıdır, hiç bir yapıcı sonucunu göremezsiniz. Bulunduğunuz ortamda dedikodu yapanlardan derhal uzaklaşmak kendiniz için yapabileceğiniz en önemli tavsiyemdir.

Öte yandan bu eski yazımı bana tekrar hatırlatan bir başka söz daha var ki, benim için çok anlamlıdır, çok değerlidir. Madde 3’te geçer, hayat dersidir, tekrar not etmekte fayda var:

Fısıltılara kulak verirsen çığlıkları duymak zorunda kalmazsın”.

Dedikodu fısıltısından bahsetmiyoruz tabi ki!

“Gürültü yapıyor” gibi düşündüklerin sana çok şey anlatmaya çalışıyor olabilir.

İyi bir yönetici bu fısıltıları dinlemeli, önemsemeli ve daha büyük sorunlara sebep olmadan hızla tedbir almalıdır.

genel

Sözler Altın

Ağızdan çıkan her bir kelime aslında evren ile yapmış olduğumuz bir “anlaşma”. Bu yüzden öyle “çarçur” edilemez, etmemeli.

Özensizce sarf ettiğin bir kelime, bir bakarsın kaderin haline dönüşmüş.

Sürekli olumsuz konuşan, negatif bir tavırda olan, “kötüyüm, rahatsızım, kendimi iyi hissetmiyorum” diyen birinin durumunun aynen ifade ettiği şekilde gerçekleşeceğine emin olabilirsiniz.

İster kabul edin, ister etmeyin, asıl karar verici “patron” her zaman bilinçli beynimiz değil, çoğunlukla bilinçaltımızda neyi barındırıp, beslediklerimiz.

Diğer taraftan, negatif söylem ve tavır içinde olmanın aksine, sürekli olumlu, pozitif ifadeleri seçen, buna özen gösteren kişinin ruh halinin ve genel modunun daha yüksek olacağını da size garanti edebilirim. Yaydığı pozitif titreşim ile kendisi ile aynı frekanstaki olumlu kişi, olay veya yeni gelişmeleri “daha çok” hayatına çekeceği kesin.

2020’yi kayıp bir yıl haline getiren Corona salgını sebebiyle, birçok kişi maddi kayıplar yaşarken, birçok kişi de anne, baba, kardeş, abla, ağabey gibi en değerli yakınlarını kaybetti. Maddi kayıplar eninde sonunda giderilir ancak bu manevi kayıpların yarattığı hasar, elbette ki daha ağır.

Manevi bu kayıplar ile toplum olarak içinde olduğumuz psikoloji, doğal olarak kolay yönetilebilecek, hemen bertaraf edilebilecek gibi değil.

Ancak, unutmamalı,  hastalık direnci, en çok, düşük moda sahip olursan, yaydığın titreşim düşük olursa, sürekli negatif tavır ve düşüncede olursan, ağzından çıkan sözlere dikkat etmezsen düşer.

O yüzden; salgın döneminde tabi ki öncelikle fiziksel tedbirlere dikkat et,  bunun üzerine de olumlu kal, olumlu düşün, kendine sarf ettiğin sözlere dikkat et, altınları çöpe atma. Altın çok değerli 🙂

Dilerim 2021 hepimizin en muhteşem yılı olsun.

Sağlıklı kal.