Tag Archives: webrazzi

2010 internet girişimcilerinin yılı olacak

   Bir önceki Kariyerde yunus hareketi yazımda duyurusunu yaptığım e-tohum kafe toplantısında yine daha önceki bir yazıma konu olan webrazzi blog kurucusu Arda Kutsal, katıldığı “NuBridge Venture Summit” toplantısındaki izlenimlerini, dünyanın önde gelen internet yatırımcılarının Türk internet dünyasına olan yoğun ilgilerini bizlerle paylaştı.

   Bu internet yatırımcıları ve toplantı ile ilgili, Türk internet girişimcilerinin yakından tanıdığı Cem Sertoğlu’nun detaylı bir blog yazısına linkten ulaşmanız mümkün. Bu yatırımcıların ortalama fon portföylerinin büyüklüğünü düşündüğünüzde (iki haneli milyar dolarlardan bahsediliyor) bu ilginin internet girişimcileri için ciddi bir potansiyeli de beraberinde getirdiğini söylemek sanırım yanlış olmaz.

   Arda Kutsal’ın anlattıklarına göre internet yatırımcılarının Türk internet girişimlerine oldukça fazla ilgi duymalarının iki temel sebebi var, bunları eminim daha önce de çeşitli kereler duymuş, bir yerlerde okumuşsunuzdur:

  1. 28 milyonu aşkın, çoğunluğu genç yaşlarda internet kullanıcısı (Türkiye’nin dünyada Facebook kullanımındaki 3. sırası bile tek başına birçok şeyi anlatıyor)
  2. Bu kullanıcıların internette geçirdikleri zaman

   Baktıkları ve aradıkları konular ise şöyle;

  1. Online ekonomi ne durumda?
  2. Geniş bant internet kullanımı ne seviyede? Altyapı nasıl?
  3. Ödeme sistemleri nasıl? Ne kadar yaygın? Mikro ödeme sistemleri-mobil ödeme sistemleri gelişmesi nasıl gidiyor?

   Aradıkları tüm soruların cevaplarına “pozitif” ya da “olumlu seyreden” gözüyle baktıklarından olsa gerek, yeni girişimler ile çok ilgileniyorlar. Bu konu ile ilgili bugün Marketing Türkiye’de yayınlanan Milliyet’te çıkan bir haber de var, daha fazla detaya ulaşmak için yazı  burada.

   Dün burada tweet olarak paylaştım (yine daha önce yazdığım Niş marketleri bulmak yazımda da bahsetmiştim) benim için en ilgi çekici noktalardan birisi de bu yatırımcıların niş e-ticaret sitelerine yoğun ilgi duyuyor olmalarıydı. Niş alanlar ciddi potansiyel barındırıyor ve 2010’da bu alanlarda yapılacak doğru hamleler herhangi bir yeni iş modelini kesinlikle diğerlerinden daha başarılı yapacak.

   Bu konuya yoğun bir şekilde odaklandığımdan mı, yoksa sevgili eşimin yürekten inandığı ve bazen çok şaşırtıcı olabilen o ”istediğin, aradığın, inandığın şeyi bir balona koy ve evrene gönder o seni bulacaktır” teorisi mi gerçek oluyor bilmem,  ama son günlerde 2010’un internet girişimcilerinin yılı olacağını destekleyen o kadar çok yazı okudum ki! Alın bir tanesi de burada.

   Peki ya siz ne düşünüyorsunuz? İnternet gelecek vaat eden, kaçırılmaması gereken bir hızlı fırsat treni mi yoksa çok yavaş ilerleyen, geleneksel yöntemler ile başa çıkamayacak eski model bir araba mı?

Kariyerde yunus hareketi

  Burak Büyükdemir’ in organize ettiği etohum cafe toplantılarından birinde daha yakından tanıma şansı bulduğum Ali Saydam kendi şirketinin kuruluş aşamasından bugüne gelişini anlatırken şirketlerin 15-20 yılda bir “yunus hareketi” ni yaptığından bahsetmişti. Sıfırdan başlar yükselirsiniz, tepe noktasına ulaşıp inişe geçersiniz, düşüş bir noktada sonlanır/durdurulur ve o noktadan tekrar yükselirsiniz ve döngü tekrarlanır.

  Kişisel olarak bu modelin doğruluğuna inandığımı belirtmeliyim. Esasında burada önemli olanın, düşüşün başlaması ile hemen önlem alıp esnek olmak ve yeniliklere odaklanmak olduğunu düşünüyorum. Bu sayede belli bir gerileme döneminin hemen sonrasında yeniden büyümek ve daha önemlisi hayatta kalmak mümkün olabilir. Küçülme dönemlerinde birçok başarılı ve güçlü şirket bunu yapamadığı için kaybolup gitmiyor mu?

  Şirketlerin yaşayabileceği bu döngüyü kendi kişisel kariyeriniz için de uygulamanız mümkün. Sıfırdan başlar, başarılı olur yükselirsiniz ve bir noktaya ulaştıktan sonra düşüşe geçersiniz. Bu zamana kadar ben bunun istisnasını hiç görmedim. Kendi adıma bu döngünün neresindeyim diye düşündüğüm oldu. Sanırım cevabını da çok iyi biliyorum. Peki siz? Siz de kendiniz ya da şirketiniz için bu soruyu sorun, bence bu soruya vereceğiniz cevap geleceğiniz açısından büyük önem taşıyor. Hangi noktadasınız? Gelişiyor/büyüyor musunuz yoksa duraklamış/geriye doğru mu gidiyorsunuz?  

  Şirketler için sıfırdan nasıl büyürüm, nasıl küçülmem, markam ya da şirketimin tüketici ya da müşteri gözünde değer kazanması, başarılı olmam ve bunu sürekli kılmam için neye ihtiyacım var gibi sorulara verebileceğim bir “top 10” listesi vs. maalesef yok. Zira bu konu %100 uzmanı olduğum bir alan değil, aslında ben de bu sorular üzerinde çokça düşünüyorum, cevapları bulmaya çalışıyorum, ipuçları arıyorum. Burada sizinle bununla ilgili değerli bir kaynak paylaşabilirim. Yazının girişinde bahsettiğim Ali Saydam, tüketici/müşteri iletişimi konusunda bir ders kitabı gibi değerlendirilen kitabı “Algılama Yönetimi” nde ağırlıklı olarak pazarlama iletişim penceresinden duruma bakarak büyüme ve sürekli başarı için “hedef kitlenin gönlüne hitap etmelisin” diyor ve benim önceki yazımda da esinlendiğim üzere “kamu vicdanı” gerçeğinden bahsediyor. Kitabı size de öneririm.  Eğer sizin bu ipuçları ile ilgili başka kaynak, internet sitesi, kitap, yayın vs. öneriniz varsa burada paylaşmanızdan da ayrıca çok mutlu olurum.

  Son olarak bir duyuru, yine yazının başında bahsettiğim etohum cafe toplantılarının 2010 ilk toplantısı 21 Ocak Perşembe günü Webrazzi kurucusu Arda Kutsal’ın katılımı ile yapılacak. Detaylara ve eğer katılmak isterseniz katılım formuna linkten ulaşabilirsiniz. Ben önemli bir aksilik olmazsa orada olacağım.