Etkin geribildirim – Akıllı hedefler

Mart – Nisan ayları -genellikle- şirketlerde performans değerlendirme süreci çerçevesinde, yöneticilerin çalışanları ile bir araya gelip hedefleri ve gerçekleşmeleri gözden geçirdikleri bir dönem olarak geçiyor.

PDR, PYS, performans görüşmesi, performans gözden geçirme, geribildirim (feedback) gibi tanımlamalar bu dönemde çokça konuşuluyor.

Bir önceki yazıda SWOT ‘tan bahsetmiştim, bu yazıda ise işte bu PDR dönemlerinde en çok konuşulan konulardan olan “SMART” hedeflerden ve etkin geribildirim konusundan biraz bahsedelim istiyorum.

İngilizce bu kelimenin Türkçe karşılığı “zeki”, “akıllı” anlamına geliyor. Aşağıdaki kelimelerin baş harflerinden oluşuyor ve konulan iş hedeflerinin nasıl olması gerektiğini anlatıyor:

Specific (-işe- özel)

Measurable (ölçülebilir)

Achievable (ulaşılabilir)

Related (-iş ile- ilgili) ya da realistik

Time dependant (zaman yönüyle belirli)

Yöneticinin ve çalışanın, iş hedeflerini belirlerken bu şekilde “akıllıca” hedefler koyup, bunlar üzerinde mutabık kalmaları ve bunu yazılı bir dokümana çeviriyor olmaları bekleniyor.

Bu şekilde oluşturulmuş hedeflerin de belirli dönem içerisinde (bu genelde yıl oluyor) en az bir kez, ideal durumda ise mümkün olduğu kadar daha sık ( 2-3-4 kez gibi) beraberce gözden geçirilmesi gerekiyor.

Bu gözden geçirmelerde hedeflerin gerçekleşmesi ile ilgili durum değerlendirilirken yöneticinin çalışanına ya da çalışanın yöneticiye geri bildirimlerde bulunması ortak hedeflere ulaşma yolunda destek sağlıyor. Ancak burada genelde herkesçe yapılan bir yanlışlık var,  o da geri bildirimin yalnızca bu toplantılara saklanması.

Oysa ki geri bildirim her zaman yapılmalı; hem iyi, kuvvetli olunan alanlarda elde edilmiş başarıları övmek, bu sayede çalışanın motivasyonunu artırmak için, hem de yanlış yapılan ya da zayıf olunan alanlarda çalışanın gelişimini sağlamak için.

Zamanında yapılan, net, objektif datalara dayandırılan, subjektif ya da kişisel düşünceden uzak geribildirim “Etkin” oluyor ve hem kişisel hem de organizasyonel gelişime destek sağlıyor.

Ben 10+ yıllık iş hayatımda etkin geri bildirimde bulunarak çalışanımın kötü seyreden performansını olumluya çevirmeyi, kişinin motivasyonunu ve işe bağlılığını artırmayı başardığım gibi; bunu yapmadığım, geri bildirimi zamanında yapmayıp iş kopma noktasına geldiğinde paylaştığım için üzülerek kaybettiğim arkadaşlarım da oldu.

Beklenti“leri net bir şekilde ortaya koymak için “SMART” hedefler belirlemeli ve bunların gerçekleşmesi yolunda etkin geri bildirimde bulunmalısınız.

Yönetici kendisine şu basit 3 soruyu sormalı:

  1. Smart hedefler üzerinde anlaştık mı? Bunları yazılı olarak dokümante ettim mi?
  2. Bu hedefleri zaman zaman gözden geçirip, koşullara göre revize ettik mi?
  3. Etkin geri bildirimde bulundum mu?

Unutulmamalıdır ki bir işyerinden kendi tarafında oluşan bir memnuniyetsizlik ya da işveren tarafından görülen bir performans düşüklüğü sebebiyle ayrılan bir çalışanın performansı ile ilgili, etkin geri bildirimde bulunmayan yönetici de en az çalışan kadar sorumlu.

Gri alanları beyaza çevirebilmek

Bugün katıldığım bir görüşmede bu konu üzerinde biraz konuştuk. Yanlış anlaşılmak istemem ama, tanımlamanın bir örnek üzerinden, benim için bir başkasınca söyleniyor olması doğrusu hoşuma gitti. Buradan hareketle bu gri alan konusunda bir iki şey yazmak istedim.

Bir alıntı ile başlayalım:  “Siyah vardı, beyaz vardı, ama bir de gri var. Bazen göremediğimiz ya da görmek istemediğimiz o gri alanda incelenmesi gereken birçok konu var.”

Bu tanımı iş hayatına da aynı hali ile uyarlamak mümkün. İş hayatında da gri alanlar genellikle yöneticilerin uzak durmaya meyilli oldukları, odaklanmadıkları,  bu sebeple de sağlıklı bir şekilde yönetilemeyen alanlar olarak karşımıza çıkıyor. Oysa bu alanlar belki de beraberinde yeni fırsatları taşıyorlar. Örnek olarak şirkette azaltılabilecek maliyet unsurlarını, artacak personel motivasyonunu ya da yeni iş geliştirme fırsatlarını söylemek mümkün. Bu alanlara odaklanmayıp görmemezlikten gelmek ise beraberinde aksi yönlerde tehlikeleri taşıyabiliyor.

Birkaç yıl öncesine kadar şirketlerde çok gözde olan (birçok eğitim kuruluşu, bir sürü danışman vs. yalnızca bu konuda  çalışıyordu) ama son yıllarda popülaritesini kaybeden SWOT (Strengths – Weaknesses – Oppurtunities – Threads: Güçlü yönler – Zayıf yönler – Fırsatlar – Tehlikeler) analizi de esasında bunu ortaya çıkarmaya yarayan bir araçtı bana göre.

Gri alanları beyaza çevirebilmek sonuçta hem kişisel hem de organizasyonel olarak gelişimi sağlayacak önemli bir özellik. O halde gri alanları görmemezlikten gelmeyi bırakmalı, görmeli, anlamaya çalışmalı, odaklanmalı ve çözmeli. Hiç vakit kaybetmeden.

Şehirler midir insanı mutlu eden?

Dün 4 yaşındaki oğlumla beraber vakit geçirirken aramızda şöyle bir diyalog geçti:

-Babacım seni çok seviyorum. (durduk yerde, birdenbire!)

-(Biraz şaşkın ama çok keyif almış bir halde) Canım benim ben de seni çok seviyorum. Her şeyden çok..

– İzmir’den bile mi?

– Değil İzmir, dünyanın en güzel şehrinden bile..

Bir kez daha anladım işte: Diğer herşey yalan, bu %100 gerçek: Güzel şehirlerde yaşamak değil, hayatı güzel kılacak kişilerle nerede olursa olsun yaşamak, güzel olan.

Not: İzmirli dostlarım kızmasınlar bana, İzmir’in güzelliği ayrı 🙂

Arşivde saklananlardan

Aşağıdaki yazıyı (yazarı bilinmiyor) Eskişehir’de daha iş hayatının henüz başındayken çok beğenip saklamıştım.  Zaman zaman da tekrar okuyup gözden geçiririm. Şimdi yine anlam kazanmış durumda, o zaman paylaşayım. (Türkçesi için zaman ayıramadım, bunun için özür)

Hold your head high

Standing for what you believe in regardless of the odds against you,
and the pressure that tears at your resistance
…is Courage.

Keeping a smile on your face when inside you feel like dying,
for the sake of supporting others
…is Strength.

Stopping at nothing and doing what’s in your
heart that you know is right
…is Determination.

Doing more than is expected, to make another’s life a little more bearable,
without uttering a single complaint
…is Compassion.

Helping a friend in need, no matter the time or effort,
to the best of your ability
…is Loyalty.

Holding your head high
And being the best you know you can be when life
seems to fall apart at your feet,
Facing each difficulty with the confidence that
time will bring you better tomorrows,
And never giving up…
…is Confidence.

Hold your head high
and make your life better every day!

Kaç sevgilin var?

Benim bir sürü. Bakın sıralıyorum 🙂

sevgili eşim,

sevgili oğlum,

sevgili annelerim,

sevgili babalarım,

sevgili ağabeylerim,

sevgili akrabalarım,

sevgili dostlarım,

sevgili arkadaşlarım,

sevgili iş arkadaşlarım, çalışanlarımız, iş ortaklarımız….

Sevgililer gününde hepinize sevgiler 🙂

NOT: Görsel şuradan alınmıştır.